|

| |
Bağımlı kişilik bozukluğu:
Aşağıdaki belirtilerden en az beşinin varlığı ile
birlikte, erişkinliğin erken dönemlerinde başlayan , uysal, adeta başkalarının
kuyruğu gibi olmaya ve insanların kendisini terk edeceği korkusuna neden olacak
şekilde aşırı düzeyde başkalarının varlığına ihtiyaç duyma ile seyreden kişilik
bozukluğu durumudur.
1-Başka kişilerden fikir, öneri, destek almadığında ufak şeylerde bile karar
vermekte zorlanma
2-Hayatin pek çok farklı alanlarında sorumluluk sahibi olmak ve bunları
gerçekleştirmek için başkalarının yardımına ihtiyaç duyarlar.
3-Diğerleriyle ayni doğrultuda düşünmese bile onların tepkilerini çekerim ya da
dostluklarını yitiririm diye farklı görüşte olduğunu ifade edememe
4-Planlarını hayata geçirme ya da kendine karsı güvensizliğinden bir isi kendi
basına gerçekleştirmekte güçlük hissetme.
5-Etrafındakilerin yanında olup, kendine destek vermesi için , akla gelmeyecek
ve uygunsuz şeyleri bile yapmaya çalışmak.
6-Kendi basına bir şeyler yapamayacağı, kendini idare edemeyeceği seklindeki
yoğun endişeleri nedeniyle, yalnız basına kaldığında kendini çaresiz, huzursuz
ya da rahatsız hisseder.
7-Kendini güvende ve rahat hissettiği , yakın bir arkadaşlık, ahbaplık,dostluk
ilişkisi herhangi bir nedenle bittiğinde , hemen kendine bakim ve destek
sağlayacak başka birilerini aramaya baslar.
8-Kafası kendi basına ,yapayalnız ve yardımsız bir durumda bırakılacağı seklinde
yoğun endişeler ile doludur.
En ufak kararları ve seçimlerini bile başkalarına danışmadan alamazlar (
yiyip içecekleri şeyler, giyecekleri giysiler gibi her konuda ) Pasif kalmaya
eğilimlidirler. Sorumluluk almak,, birsele başlamak, herhangi bir aktivitede rol
almak için başkalarının destek ve yardımını isterler.
Kararları konusunda eş, anne-baba ve dostlarının küçük çocuğu gibi hareket
edip, bağımlı hissederler, kendi kararlarını onların vermelerini isterler.
Onların istek ve davranışlarına kendilerinden uzaklaşabilecekleri endişeleriyle
karsı gelemez, tepki gösteremez, kızamazlar. Bağlantıyı korumak için aşırı
tavizler verirler. Bu uğurda sözel, fiziksel ,cinsel tacizlere boyun
eğebilirler. Çevrelerinde isleri kendilerinden iyi yapacak başkalarının olduğu
düşüncesi ile ise başlamayıp, beklemeyi yeğlerler. Dışarıya kendilerini aciz,
beceriksiz, güçsüz, yetersiz olarak sunarlar. Başka bir kişinin sorumluluğu ve
etkisi altındayken ise yeterli bir çalışma gösterebilirler. Yalnızca tek
kalmamak için önemli gördükleri kişilerin yanından ayrılmazlar, onları izlerler.
Çoğunlukla kötümser bir bakış acısına sahiptirler. Kendi özellikleri ,
varlıkları ya da becerilerini değersiz görmeye meyillidirler. Kendilerine
hakaret anlamında aşağılayıcı yönde kendilerini yargılarlar. En ufak bir
olumsuzluğu, eleştiriyi temel alarak bu düşüncelerini desteklemeye
çalışırlar.Karar aşamalarında huzursuz, tedirgin, sinirli hissederler. Çevresel
ilişkileri bağımlı oldukları az sayıda kişi ile kısıtlıdır.
Beraberinde görülen bozukluklar arasında depresif bozukluklar, uyum
bozuklukları, yaygın anksiyete bozukluğu, kişilik bozuklukları ( özellikle
sınırda, çekingen ve histrionik k.b.) gelmektedir.
Öz bildirim ölçeği verilerek yapılan bir araştırma sonuçlarına göre % 15
oranında bu rahatsızlığa rastlanmıştır. Kadınlarda erkeklere göre 3 kat daha çok
tanı konmaktadır. Ailenin en küçük çocuğunda rastlanma olasılığının daha çok
olduğu gözlenmiştir.
Oluş sebepleri:
Aşırı müdahaleci, evhamlı anne- babanın çocuğun bağımsız ve hakkini arayan
davranışlarını eleştirici ve cezalandırıcı bir şekilde baskılamaları ile
oluştuğu düşünülmektedir. Çocuk sonraları özgürlüğün ailesinin sevgi ve
desteğini kaybetmeye yol açacağını düşünmekte ve onlara yapışmaktadır. Gene ayni
şekilde annenin aşırı kollayıcılığı da bu duruma zemin hazırlamaktadır. Bağımlı
kişilik uzun sureli vücutsal hastalıklar ve çocuklukta sevgi eksikliği
yasayanlarda da belirgin olarak fazla görülmektedir. Bu kişilerin aile
yapılarında duyguların ifade edilişi kısıtlıdır ve çocuk üzerinde yüksek düzeyde
kontrol bulunmaktadır.
Tedaviye gerilim, depresif ve vücutsal yakınmalar ile başvururlar.Bireysel
terapiden fayda görürler.
|