|

| |
Borderline Sınırda Kişilik Bozukluğu
Aşağıdakilerden en az besinin varlığı ile birlikte
,genç erişkinlik döneminde başlayan , kişilerle olan ilişkilerde, kendilik
algısında ve duygulanımda tutarsızlıklar ve ani dürtüsel davranışlarla
karakterize bir durumdur.
1-Gerçek ya da varsayılabilecek , olası bir terk edilmeyi önlemek için çılgınca
çaba harcamak.
2-Karsısındakileri aşırı büyütüp, göklere çıkarma ve aşırı değersizleştirip,
gözden düşürerek, yerin dibine sokma gibi başkalarına aşırı değer.değersizlik
verme ile giden tutarsız ilişkiler
3-Kimlik karmaşası denilen kendini algılayışında, arkadaşlık, cinsel durum ya da
önem verilen kültürel- ahlaki değer anlayışında değişkenlikler
4-Kendine zarar verme olasılığı fazla olan ,2 ya da daha çok durumda sonunu
düşünmeden, aniden yapılan eylemler (aniden çok para harcama, madde
kullanımı,hızlı ve tehlikeli araç kullanma, birden aşırı yemek yeme, önceden
düşünülmeyen uygunsuz cinsel davranışlar) .
5-Tekrarlayan bir şekilde intihar girişimleri, intihar tehditleri, kendi kendine
zarar verme (bıçak,jilet vs. ile kendi cildini kesme, sigara ile yakma, kafasını
, yumruğunu sert yerlere vurma gibi)
6-Duygu durumunda aşırı tepkililiğe bağlı olarak sürekli duygusal değişkenlik
hali (saatler içinde değişen surelerde birbirini izleyen öfkelilik, üzüntü,
kaygı, sevinç dönemleri)
7-Kişinin kendisini sürekli olarak boşlukta hissetmesi .
8-Öfkeye hakim olamama (kavga etme, yüksek sesle hakaret,çiğlik atma eşya kırma
gibi).
9-Stresle ilişkili gelip geçici kendine kötülük yapılacağı düşünceleri ya da
dissosiyatif belirtiler
Rahatsızlığın asal özelliği karşılıklı birebir ilişkilerde , kendilik algısı
(kendine bakış , kendini kabul ediş ve kendini sergileyiş) ve duygulanımda
tutarsızlık ile ilişkileri etkileyebilen ani hesapsız davranışlardır.
Bu kişilerde sürekli bir ayrılık ve reddedilme fikri yaşandığı için bu gibi
bir durumun izlenimi edinildiğinde duygulanım, kendilik hissi ve davranışlarda
önemli farklılıklar yaşanır.Ayrılık ya da planlananların oluşmaması durumlarında
yoğun öfke ve diğer belirtiler yaşanır. Yalnız baslarına olmaya dayanamaz ve
birilerinin varlığına gereksinim duyarlar. Bu yalnızlığı önlemek için intihara
yeltenebilirler.
Birebir ilişkilerinde özellikle karsı cinsten kişilere sürekli bağlanma,
onları bir eski yunan tanrı ya da tanrıçaları gibi görüp yüceltirler.
İlişkilerine çok büyük iddia ve hedeflerle baslar, gerektiğinden fazla özel
hayatlarını paylaşır, karşılığında aynisini beklediklerinden duş kırıklığına
uğrarlar.Bu kez onları daha önce oturttukları tahtlarından indirip gözlerinden
düşürürler. Bu nedenle arkadaşlıkları gelip geçici ve fırtınalı bir seyir izler.
Hedefleri, inandıkları değerler, arkadaş yapıları, cinsel eğilimleri,
benimsedikleri görüşler ,mesleki heves ve amaçları değişkendir.
Devamlı olarak kendilerini boşlukta hissettikleri için uğraşıp, oyalanacak
bir şeyler arıyor gibidirler. Karsı taraftan beklediklerini bulamadıklarında
öfkelerini sergiler, sonrasında bundan dolayı suçluluk, pişmanlık, utanç
duyguları yasar ve kendilerini değersiz , zayıf, kotu hissederler.
Bu kişiler için" insanin kendi kendine ettiğini 7 mahalleli etmez "sözü çok
uygun düşer.Kendilerine maddi ve manevi acıdan zarar verir, başladıklarını
bitiremezler, "yüzüp kuyruğuna gelseler bile".
Yoğun stresli dönemlerde halusinasyon dediğimiz varolmayan ses,görüntü vs.
gibi algılar,kendi vücuduna ve çevreye yabancılaşma görülebilmektedir.
Kendileri yada çevreye yabancılaşma yasayabilirler. Kişisel ilişkilerinden
ziyade kendilerini terletmeyeceklerini ve gerekli karşılığı alabileceklerini
düşündükleri sanal şeyler, cansız nesneler, ya da hayvanlar üzerinden doyum
sağlamaya çalışıp, kendilerine güvenli bir liman oluşturabilirler.
Eğitim ve evlilik hayatları fırtınalı bir denizde filikayla yolculuk gibidir.
Ayrılık,boşanma ve tekrar bir araya gelmeler görülebilir.
Eşlik eden bozukluklar:
-Depresyon ve distimi
-Alkol-madde kullanım bozuklukları
-Yeme bozuklukları
-Travma sonrası stres bozukluğu
-Dissosiyatif kimlik bozukluğu
-Diğer kişilik boz.
Toplumda görülme oranı:
Genel nüfus içinde % 2-3 oranında görülmektedir. Araştırmalara göre hastanede
yatanlar arasında %19 ; ayaktan tedaviyi sürdürenler arasında % 11 oranında
olduğu gözlenmiştir.
Rahatsızlığın cinsiyet- kalıtım özellikleri :
Toplum geneli ile karşılaştırıldığında rahatsızlık gösterenlerin 1. derece
yakınlarında beş kat daha fazla görüldüğü saptanmıştır.Ailede madde bağımlılığı
,antisosyal k.b. ve depresif bozukluklara karsı da daha yüksek bir risk vardır.
Rahatsızlığın oluş sebepleri:
Rahatsızlıktaki merkezi serotonin işlevindeki azalmanın öfkeli ve dürtüsel
davranışlarla ilişkili olabileceği düşünülmüştür.
Bir başka görüşe göre de çocuk gelişmesinde 1,5-2,5 yas arası donemde çocuğun
ayrılma ve kendi basına davranışlar sergileyebilme çabalarına annelerinden gelen
cezalandırıcı tavırların şiddetli ayrılık korkularına yol açtığı öne
sürülmüştür.
Gene benzer bir görüşe göre çocuk- ebeveyn ilişkisinin erken dönemlerindeki
bozukluklar ( çocuğun yeterli dikkate alınmayıp, hislerini ve davranışlarını
gözardı etmek çocukta uygun, olumlu ve sabit bir benlik hissi oluşmasını
önleyecek ,sürekli desteğe gereksinim duyacaktır. Ailede duygusal paylaşımın
olmaması , aile içi yoğun çatışmalar, küçük yaslarda ana-baba kaybı, ayrılığı,
çocuğun yasadığı fiziksel ve cinsel tacizler rahatsızlığa eğilim oluşturur.
Ailesel özellikleri:
Bu kişilerin ailelerinde erken donemde ebeveyn kaybı,travma tik ayrılmalar ya
da her ikisi yüksek oranda bulunmaktadır.
Genellikle her iki ebeveynde de belirgin bir şekilde psikiyatrik sorun vardır.
Annelerde karasızlık ve depresyon gözlenirken;babalar ya meydanda yoktur ya da
karakter itibariyle yoktur yada bozuktur.
Aileler saldırgan davranışlar, alkolizm, fiziksel ya da cinsel tacizler (ki
bunlar hastaya da uygulanmıştır) nedeniyle yıpranmış veya parçalanmıştır.
Rahatsızlık boşanmış ya da evlatlık verilmiş ailelerde daha fazla saptanmıştır.
Hastalığın sureci:
Rahatsızlık gençlik donemi öncesinde konuya dikkat verememe, öğrenme
güçlükleri ve toplumsal çekilme, sosyal ortamlardan soğukluk ile kendini
göstermektedir. Gençlik döneminde tüm yakınmalar başlamakta, yari sayıda vaka
ise 40'larından sonra düzenli bir cevre ve is hayatına kavuşabilmektedir.
Bununla birlikte çoğu eğitimini tamamlayamamakta, islerini kaybedip,
evliliklerini ya da birlikteliklerini sürdürememektedir.
Rahatsızlıkta intihar tehditleri önemsenmelidir. Bu grup hastalarda % 8-10
oranında intihar sonucu olum görülmektedir.
Tedavi:
Bu kişilerin uzun sureli bireysel psikoterapiden faydalanırlar Bireysel
terapide bilişsel- davranışçı terapi yanında duygulanım dalgalanmaları ve ani
dürtüsel davranışlar için ilaç tedavileri uygulanabilmekte, intihar eğiliminin
olduğu yoğun gerilim dönemlerinde kısa sureli hastanede yataklı tedavi uygun
olmaktadır. Kişiler grup terapisinden faydalanabil
|